Faaliyet gösteren birçok işletme için çevre mevzuatına uyum yasal bir yükümlülük yanında üretim anlayışının da temel unsurlarından biridir. Sanayi tesislerinden geri dönüşüm işletmelerine, enerji üretim tesislerinden organize sanayi bölgelerinde faaliyet gösteren firmalara kadar pek çok işletme çevresel etkilerini kontrol altında tutmak ve yürürlükteki mevzuata uygun hareket etmek zorundadır. Bu noktada çevre danışmanlık hizmeti işletmelerin yasal sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmelerine yardımcı olan profesyonel bir hizmet olarak öne çıkar.
Ancak her işletmenin çevre danışmanlık hizmeti alma zorunluluğu bulunmaz. Yükümlülük; işletmenin faaliyet konusu, kapasitesi, çevresel etkileri ve ilgili yönetmeliklerde yer alan kriterlere göre değerlendirilir. Bu nedenle birçok işletme "Çevre danışmanlık hizmeti kimler için zorunludur?" sorusunun yanıtını araştırmaktadır.
Bu yazımızda çevre danışmanlık hizmeti alma zorunluluğunun hangi işletmeleri kapsadığı, ilgili mevzuatın hangi kriterleri esas aldığı, çevre yönetim hizmeti kapsamında sunulan çalışmalar ve yükümlülüğün yerine getirilmemesi durumunda karşılaşılabilecek idari yaptırımlar ayrıntılı olarak ele aldık.
Çevre Danışmanlık Hizmeti Nedir?
Çevre danışmanlık hizmeti; işletmelerin çevre mevzuatına uygun şekilde faaliyet göstermesini sağlamak amacıyla yetkili çevre danışmanlık firmaları tarafından sunulan teknik ve idari destek hizmetlerinin tamamını kapsar. Bu hizmet sayesinde işletmeler, yürürlükte bulunan çevre kanunları ve yönetmelikleri doğrultusunda yükümlülüklerini zamanında yerine getirerek olası idari yaptırımların önüne geçebilmektedir.
Çevre danışmanlık hizmeti belge hazırlamaktan ibaret değildir. İşletmenin faaliyetlerinin çevresel açıdan değerlendirilmesi, düzenli saha denetimlerinin gerçekleştirilmesi, atık yönetimi süreçlerinin takip edilmesi, çevre izinlerinin kontrol edilmesi, resmi bildirimlerin hazırlanması ve Bakanlık sistemleri üzerinden gerekli işlemlerin yürütülmesi de bu hizmet kapsamındadır.
Alanında uzman çevre mühendisleri tarafından yürütülen danışmanlık süreci işletmenin çevresel risklerini azaltırken aynı zamanda üretim faaliyetlerinin mevzuata uygun şekilde sürdürülebilmesine katkı sağlar.
Çevre Danışmanlık Hizmeti Hangi Mevzuata Dayanır?
Çevre danışmanlık hizmetinin yasal dayanağı başta 2872 sayılı Çevre Kanunu olmak üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yayımlanan ilgili yönetmeliklerden oluşur. Özellikle çevre yönetim hizmetlerine ilişkin düzenlemeler, işletmelerin hangi şartlarda çevre görevlisi istihdam edeceğini veya yetkili çevre danışmanlık firmasından hizmet alacağını ayrıntılı şekilde belirlemektedir.
Mevzuatta yer alan hükümler doğrultusunda belirli faaliyet gruplarında yer alan işletmelerin çevre yönetim hizmetini kesintisiz şekilde yürütmesi zorunludur. İşletmenin kapasitesinde meydana gelen değişiklikler, yeni üretim hatlarının devreye alınması yada faaliyet konusunun değişmesi gibi durumlarda yükümlülük kapsamı yeniden değerlendirilebilir.
Çevre Danışmanlık Hizmeti Kimler İçin Zorunludur?
Çevre danışmanlık hizmeti, çevresel etkisi bulunan ve ilgili yönetmelik kapsamında yükümlülük altına alınan işletmeler için zorunludur. Buradaki temel kriter işletmenin büyüklüğü yanında gerçekleştirdiği faaliyetin çevreye olan etkisi, üretim kapasitesi ve oluşturduğu çevresel risklerdir.
Genel olarak aşağıdaki işletmeler çevre yönetim hizmeti alma yükümlülüğü kapsamında değerlendirilebilir:
- Üretim yapan sanayi tesisleri,
- Organize sanayi bölgelerinde faaliyet gösteren işletmeler,
- Metal, kimya, plastik ve otomotiv sanayi kuruluşları,
- Gıda üretim tesisleri,
- Madencilik faaliyetleri yürüten işletmeler,
- Enerji üretim tesisleri,
- Atık geri kazanım ve geri dönüşüm tesisleri,
- Tehlikeli atık oluşturan işletmeler,
- Atıksu arıtma tesisi bulunan işletmeler,
- Emisyon iznine tabi faaliyetler yürüten tesisleri.
Bununla birlikte yükümlülük değerlendirmesi sektör bilgisine göre yapılamaz. İşletmenin güncel faaliyet konusu, çevre izin durumu ve ilgili yönetmelik kapsamındaki sınıflandırması birlikte incelenmelidir. Bu nedenle kesin değerlendirme çevre mevzuatı konusunda uzman bir çevre danışmanlık firması tarafından yapılmalıdır.
Çevre Danışmanlık Hizmeti Almak Zorunda Olan İşletmeler Nasıl Belirlenir?
Çevre danışmanlık hizmeti yükümlülüğ, işletmenin faaliyet gösterdiği sektör, üretim kapasitesi, kullandığı prosesler, ortaya çıkan emisyonlar, atık miktarı ve çevresel etkileri dikkate alınarak belirlenir. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yayımlanan ilgili yönetmelikler hangi faaliyetlerin çevre yönetim hizmeti kapsamında değerlendirileceğini ayrıntılı şekilde tanımlar.
Bir işletmenin üretim yapıyor olması çevre danışmanlık hizmeti alma zorunluluğu doğurmaz. Aynı şekilde küçük ölçekli bir tesis de faaliyet konusu nedeniyle yükümlülük kapsamına girebilir. Bu nedenle değerlendirme işletmenin güncel durumu esas alınarak yapılmalıdır.
İşletmelerin yükümlülük durumunun belirlenmesinde aşağıdaki unsurlar dikkate alınır:
- Faaliyet alanı ve NACE kodu,
- Üretim kapasitesi,
- Çevre izin veya çevre izin ve lisans belgesi gerekliliği,
- Atık oluşum miktarı ve atık türleri,
- Hava emisyonu oluşturan faaliyetler,
- Atıksu deşarjı ve arıtma süreçleri,
- Tehlikeli kimyasal kullanımı,
- İlgili yönetmeliklerde belirtilen kapasite sınırları
Bu kriterlerin tamamı birlikte değerlendirildiğinde işletmenin çevre yönetim hizmeti alma zorunluluğu net olarak ortaya çıkar.
Çevre Danışmanlık Hizmeti Kapsamında Sunulan Hizmetler
Yetkili çevre danışmanlık firmaları yalnızca mevzuat takibi yapmakla kalmayıp işletmenin çevresel yükümlülüklerini planlı ve sürdürülebilir şekilde yönetmesini sağlar. Düzenli saha ziyaretleri gerçekleştirilir, çevresel riskler değerlendirilir ve eksiklikler raporlanarak gerekli iyileştirmeler planlanır.
Profesyonel çevre danışmanlık hizmeti kapsamında genellikle aşağıdaki çalışmalar yürütülmektedir:
- İşletmenin çevre mevzuatına uygunluk denetimlerinin yapılması,
- Çevre yönetim hizmetlerinin yürütülmesi,
- Atık yönetim süreçlerinin planlanması,
- Atık beyanlarının hazırlanması ve sisteme girilmesi,
- MOTAT ve diğer çevre bilgi sistemlerinin takibi,
- Çevre izin süreçlerinin yönetilmesi,
- Geçici atık depolama alanlarının uygunluğunun değerlendirilmesi,
- Personellere çevre mevzuatı konusunda bilgilendirme yapılması,
- Resmi kurum denetimlerine hazırlık sağlanması,
- Çevresel uygunsuzlukların giderilmesine yönelik teknik danışmanlık verilmesi
Bu çalışmalar sayesinde işletmeler sadece mevcut yükümlülüklerini yerine getirmekle kalmayıp ilerleyen dönemlerde oluşabilecek mevzuat kaynaklı riskleri de önemli ölçüde azaltabilir.
Çevre Danışmanlık Hizmeti Almamanın Sonuçları Nelerdir?
Çevre yönetim hizmeti alma zorunluluğu bulunan işletmelerin bu yükümlülüğü yerine getirmemesi idari yaptırımlarla karşılaşmalarına neden olabilir. Yapılacak Bakanlık denetimlerinde çevre mevzuatına aykırılık tespit edilmesi durumunda idari para cezaları uygulanabilir ve eksikliklerin giderilmesi istenebilir.
Yükümlülüğün yerine getirilmemesi illa ki para cezası alınacağı anlamına gelmez. Çevre izin süreçlerinin gecikmesi, resmi başvuruların tamamlanamaması, atık yönetimindeki eksiklikler ve çevresel kayıtların düzenli tutulmaması gibi birçok operasyonel sorun da ortaya çıkabilir. Bu durum işletmenin hem üretim süreçlerini hem de kurumsal itibarını olumsuz etkileyebilir.
Düzenli çevre danışmanlık hizmeti alan işletmeler ise mevzuat değişikliklerini yakından takip ederek gerekli güncellemeleri zamanında gerçekleştirir ve denetim süreçlerini daha kontrollü şekilde yönetebilir.
Çevre Danışmanlık Firması Seçerken Nelere Dikkat Edilmelidir?
Çevre danışmanlık hizmetinden beklenen faydanın sağlanabilmesi için çalışılacak firmanın yetkili olması yeterli değildir. Aynı zamanda sektör deneyimi, teknik kadrosu, mevzuat bilgisi ve farklı sektörlerde edindiği uygulama tecrübesi de büyük önem taşır.
Bir çevre danışmanlık firması tercih edilirken şu kriterler değerlendirilmelidir:
- Bakanlık tarafından yetkilendirilmiş olması,
- Deneyimli çevre mühendislerinden oluşan teknik kadroya sahip olması,
- Faaliyet gösterilen sektörde referanslarının bulunması,
- Mevzuat değişikliklerini düzenli takip etmesi,
- İşletmeye özel çözüm ve raporlama sunabilmesi,
- Çevre izinleri, atık yönetimi ve kimyasal yönetimi gibi farklı alanlarda hizmet verebilmesi,
- Denetim süreçlerinde aktif destek sağlaması gerekmetedir.
Doğru çevre danışmanlık firması ile çalışmak işletmenin yasal yükümlülüklerini yerine getirmesi yanında çevresel performansını sürekli geliştirmesine de katkı sağlar.
Sık Sorulan Sorular
Çevre danışmanlık hizmeti her işletme için zorunlu mudur?
Hayır. Çevre danışmanlık hizmeti her işletme için zorunlu değildir. Yükümlülük, işletmenin faaliyet konusu, üretim kapasitesi, çevresel etkileri ve yürürlükteki çevre mevzuatında belirtilen kriterlere göre belirlenir. Bu nedenle her işletmenin durumu ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Çevre danışmanlık hizmeti ile çevre görevlisi aynı şey midir?
Hayır. Çevre görevlisi, çevre yönetim hizmetini yürüten yetkin kişidir. İşletmeler bu yükümlülüğü kendi bünyelerinde çevre görevlisi istihdam ederek yerine getirebilecekleri gibi, Bakanlık tarafından yetkilendirilmiş bir çevre danışmanlık firmasından hizmet alarak da karşılayabilir.
Çevre danışmanlık hizmeti kapsamında hangi işlemler yürütülür?
Çevre danışmanlık hizmeti kapsamında çevre mevzuatına uygunluk denetimleri, atık yönetimi, çevre izin süreçleri, beyan ve bildirim işlemleri, saha kontrolleri, çevresel kayıtların takibi, mevzuat değişikliklerinin izlenmesi ve resmi denetimlere hazırlık gibi birçok çalışma yürütülmektedir.
Çevre danışmanlık hizmeti almayan işletmelere ceza uygulanır mı?
Eğer işletme ilgili mevzuat kapsamında çevre yönetim hizmeti alma zorunluluğuna sahip olmasına rağmen bu yükümlülüğü yerine getirmiyorsa, Bakanlık tarafından gerçekleştirilen denetimlerde idari yaptırımlar uygulanabilir. Ayrıca tespit edilen eksikliklerin belirlenen süre içerisinde giderilmesi talep edilebilir.
Çevre danışmanlık hizmeti ne sıklıkla yürütülür?
Hizmet periyodu işletmenin faaliyet alanına ve mevzuattaki yükümlülüklere göre değişebilir. Yetkili çevre danışmanlık firmaları belirlenen program doğrultusunda düzenli saha ziyaretleri gerçekleştirir, çevresel kayıtları kontrol eder ve işletmenin yükümlülüklerini takip eder.
Özet olarak çevre danışmanlık hizmeti yasal bir zorunluluğun yerine getirilmesini sağlayan bir uygulama olacağı gibi aynı zamanda işletmelerin çevresel risklerini yönetmelerine, faaliyetlerini sürdürülebilir şekilde devam ettirmelerine ve resmi denetim süreçlerine hazırlıklı olmalarına katkı sağlayan önemli bir yönetim aracıdır.
İşletmenin çevre yönetim hizmeti kapsamında olup olmadığının doğru şekilde belirlenmesi, ilerleyen süreçte oluşabilecek idari yaptırımların önlenmesi açısından büyük önem taşır. Faaliyet konusu, üretim kapasitesi veya çevresel etkiler nedeniyle yükümlülük kapsamına giren işletmelerin, mevzuata uygun hareket edebilmek için yetkili ve deneyimli bir çevre danışmanlık firmasıyla çalışması önerilir.
Çevre danışmanlık hizmeti hakkında detaylı bilgi almak için iletişime geçebilirsiniz.


