Türkiye’de çevre mevzuatına tabi faaliyet gösteren işletmeler açısından çevre yönetimi belirli dönemlerde belge veya rapor hazırlatılması olarak değerlendirilmemelidir. Çevre Yönetimi Hizmetleri Hakkında Yönetmelik, çevre yönetimi hizmetinin kimler tarafından hangi şartlarda ve hangi sorumluluklar çerçevesinde yürütüleceğini belirleyen temel düzenlemelerden biridir. Yönetmelik, 01 Kasım 2022 tarihli ve 32000 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve daha önceki 30 Temmuz 2019 tarihli düzenlemeyi yürürlükten kaldırmıştır.
Yönetmeliğin temel amacı; çevre yönetimi hizmeti verecek personel, çevre yönetim birimleri ve çevre danışmanlık firmalarının taşıması gereken şartları, belgelendirme süreçlerini ve yükümlülüklerini belirlemektir. Dolayısıyla işletmeler açısından konuya bir danışmanlık sözleşmesi imzalamaktan ibaret olmayıp alınan hizmetin mevzuata uygun şekilde yürütülmesi ve işletmenin çevresel yükümlülüklerinin düzenli olarak takip edilmesi gerekir.
Çevre Yönetimi Hizmeti Hangi Mevzuata Dayanıyor?
Yönetmeliğin dayanağı 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun Ek 2’nci maddesidir. Bunun yanında çevre yönetimi hizmetinin kapsamı özellikle Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği kapsamında çevresel yükümlülükleri bulunan işletmeler açısından önem taşır. Yönetmeliğin kapsam maddesinde çevre mevzuatı ve 10 Eylül 2014 tarihli ve 29115 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği ile bağlantı açık şekilde kurulmuştur.
Bu nedenle bir işletmenin çevre yönetimi hizmetine ilişkin durumunu değerlendirirken tek bir yönetmeliğe bakmak yeterli olmaz. Faaliyetin konusu, kapasitesi, kullanılan prosesler, emisyon kaynakları, atık oluşumu, atık su durumu ve mevcut çevre izinleri birlikte değerlendirilmelidir.
Çevre Yönetimi Hizmeti Alma Yükümlülüğü Nasıl Değerlendirilir?
İşletmenin çevre yönetimi hizmeti alma gerekliliği faaliyetinin çevre mevzuatı kapsamındaki durumuna göre belirlenir. Bu değerlendirmede özellikle Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği Ek-1 ve Ek-2 listeleri önem taşır. Ancak işletmenin “fabrika” veya “üretim tesisi” olarak tanımlanması üzerinden karar verilmesi doğru yaklaşım olmaz.
Profesyonel bir ön değerlendirmede işletmenin faaliyet kodu, kapasitesi ve prosesleri incelenerek hangi çevresel yükümlülüklerin bulunduğu ortaya konulmalıdır. Böylece gereksiz işlem yapılmasının veya daha önemlisi mevzuat kapsamında yerine getirilmesi gereken bir yükümlülüğün gözden kaçırılmasının önüne geçilebilmektedir.
Çevre Danışmanlık Firması İşletmeye Ne Sağlar?
Çevre danışmanlığının işletme açısından gerçek değeri danışmanlık hizmeti doğru şekilde yürütüldüğünde işletmenin çevre mevzuatındaki sorumlulukları düzenli biçimde takip edilir ve eksikliklerin büyümeden tespit edilmesi sağlanır.
- Çevre mevzuatına uyum durumunun takip edilmesi,
- Çevre izin ve lisans süreçlerinin yönetilmesi,
- İşletmenin çevresel yükümlülüklerinin kontrol edilmesi,
- Gerekli bildirim ve kayıt süreçlerinin takip edilmesi,
- Atık, emisyon ve atık su gibi çevresel konuların ilgili mevzuat kapsamında değerlendirilmesi,
- Denetimlere yönelik mevcut durumun incelenmesi,
- Tespit edilen uygunsuzluklar için işletmeye çözüm önerileri sunulması
gibi çalışmalar çevre yönetimi hizmetinin işletme açısından önemli parçalarını oluşturur.
Yönetmelikte Çevre Danışmanlık Firmaları İçin Hangi Şartlar Bulunuyor?
Çevre Yönetimi Hizmetleri Hakkında Yönetmelik yalnızca işletmelerin hizmet alma durumunu düzenlememekte, çevre danışmanlık firmalarının yeterlik şartlarını ve çalışma esaslarını da belirlemektedir. Yönetmeliğin 6’ncı maddesi yeterlik belgesi başvuru şartlarını, 7’nci maddesi ise ilgili yükümlülükleri düzenler.
Ayrıca düzenlemede çevre danışmanlık firması denetlenmesi, yeterlik belgelerinin vize edilmesi, askıya alınması ve iptali gibi konulara da yer verilmiştir. Bu yapı, işletmelerin hizmet alacağı kuruluşun ticari olarak faaliyet gösteren bir firma olmasının yeterli olmadığına işaret eder. Çevre yönetimi hizmetinin ilgili mevzuatta öngörülen yeterlik şartlarını taşıyan kuruluş ve personel tarafından yürütülmesi gerekir.
Asgari Fiyat Tarifesi Neden Önemli?
Yönetmeliğin dikkat çeken hükümlerinden biri de çevre yönetimi hizmetlerinde asgari fiyat tarifesine ilişkin düzenlemedir. Yönetmeliğin 17’nci maddesinde çevre yönetimi hizmetlerine ilişkin asgari fiyatlandırma esasları düzenlenmiştir. Bu nedenle işletmelerin en düşük fiyat teklifine göre danışmanlık firması seçmesi sağlıklı bir yaklaşım değildir.
Çünkü çevre danışmanlığı işletmenin evrak ihtiyacını karşılayan bir hizmet değildir. Firmanın faaliyet alanına uygun uzmanlık, mevzuat takibi, saha kontrolü, raporlama ve çevresel risklerin zamanında tespit edilmesi hizmetin kalitesini doğrudan etkiler. Düşük maliyetli ancak kapsamı yetersiz bir hizmet ilerleyen süreçte işletme açısından çok daha yüksek bir maliyet oluşturabilir.
Çevre Denetimi Açısından Yönetmeliğin Önemi
Çevre mevzuatındaki yükümlülüklerin zamanında yerine getirilmemesi işletmenin denetimlerde sorun yaşamasına neden olabilir. Bu nedenle çevre yönetimi hizmeti denetim günü evrak hazırlamaktan ziyade işletmenin günlük faaliyetlerinin mevzuata uygun şekilde yürütülmesini sağlayan sürekli bir kontrol mekanizması olarak ele alınmalıdır.
Özellikle üretim kapasitesi yüksek, farklı atık türleri oluşturan, emisyon veya atık su açısından çevresel yükümlülükleri bulunan işletmelerde düzenli mevzuat kontrolünün önemi daha da artmaktadır. İşletmenin mevcut durumunun uzman tarafından incelenmesi eksikliklerin resmi bir denetim gerçekleşmeden önce görülmesine imkan sağlamaktadır.
İşletmeler Çevre Danışmanlık Firması Seçerken Nelere Dikkat Etmeli?
Çevre danışmanlığı hizmeti satın alırken öncelikle işletmenin faaliyetinin doğru analiz edilmesi gerekir. Firmanın biz “çevre danışmanlığı yapıyoruz” demesi yeterli olmayıp hangi sektörlerde deneyimli olduğu, işletmenin çevresel yükümlülüklerini nasıl takip ettiği, saha çalışmalarını ne sıklıkla gerçekleştirdiği ve raporlama sisteminin nasıl olduğu mutlaka değerlendirilmelidir.
Özellikle üretim tesisleri için danışmanlık firması seçerken masa başında yürütülen işlemler ile sahadaki gerçek uygulamaların birbirinden kopuk olmaması önemlidir. Çünkü çevre mevzuatına uyum işletmenin fiili çalışma koşulları ile resmi kayıtların birlikte değerlendirilmesini gerektirir.
Profesyonel Çevre Yönetimi İşletmeye Ne Kazandırır?
Doğru yapılandırılmış çevre yönetimi hizmetinin işletmeye katkısı sadece yasal uyumla sınırlı olmamaktadır. Atıkların doğru yönetilmesi, çevresel risklerin erken fark edilmesi, izin süreçlerinin planlı yürütülmesi ve mevzuat değişikliklerinin takip edilmesi işletmenin operasyonel risklerini azaltabilmektedir.
Bu nedenle çevre danışmanlığı; işletmenin faaliyetlerini kesintiye uğratabilecek çevresel riskleri önceden belirlemek, gerekli izin ve bildirimleri zamanında gerçekleştirmek ve mevzuata uyum konusunda sürdürülebilir bir sistem kurmak açısından profesyonel danışmanlık önemli bir yönetim aracıdır.
Özellikle çevre mevzuatına ilk kez tabi olan, kapasite artışı planlayan, yeni tesis kuran veya mevcut çevre izinlerinde değişiklik meydana gelen işletmelerin işlem yapmadan önce uzman çevre danışmanlığı alması yanlış başvuru ve eksik yükümlülük risklerinin azaltılması açısından önemlidir.
1. Çevre Yönetimi Hizmetleri Hakkında Yönetmelik – 01.11.2022 tarihli ve 32000 sayılı Resmî Gazete.
2. 2872 sayılı Çevre Kanunu – Çevre Yönetimi Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin dayanağı.
3. Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği – 10.09.2014 tarihli ve 29115 sayılı Resmî Gazete.


